HABERLER

Araç Kamerası : Kaza Anında Kanıt Sağlayan Araç İçi Kameralar Hukuki Açıdan Faydaları

6.6kviews

Hukuki delil sağlama: Araç kamerası ile kaydedilen görüntüler, hukuki anlaşmazlıklarda önemli bir delil niteliği taşır. Kaza durumlarında veya güvenlik ihlallerinde, kameralar sayesinde olayların tam olarak belgelenmesi mümkün olur. Bu da davaların çözümünde ve suçluların cezalandırılmasında etkili olur. ( Ülkemizde mahkemelerde, bazı durumlar dışında, rıza alınmadan yapılmış kayıtlar delil olarak kullanılamaz. Örneğin ticari araçlarda kullanılan kayıtlar geçerli olabilmekte.)

Araç kamerası delil sayılır mı?

Görüntü kaydedici özelliği sayesinde, kamera sürekli olarak aracın çevresinde olup bitenleri kaydeder. Kaza esnasında sürücülerin en büyük destekçisi olan araç güvenlik kamerasının bir başka önemli işlevi ise, yasal süreçlerde delil olarak kullanılabilmesidir.

Araç kameralarını başka bir araca görüntülemek amacıyla kullanmak yasal değil ancak Yargıtay, bazı davalarda bu görüntüleri delil olarak kullanabiliyor.

Konuyla ilgili konuşan Avukat Seda Cilli, “İspatında başlıca bir delil mümkün olmayan adli vakalar olabiliyor, bunlarla ilgili taraflar her istedikleri delili, dosyaya sunma hakkına sahipler. Kendi aracımı tabii ki irade olarak kamera koymam mümkün ama bununla ilgili üçüncü kişilerin yüzlerini onları işe yarar şeylere kayda almak veya bu kaydın bir şekilde kullanılması aslında hukuka aykırı” ifadelerini kullandı.

Peki, toplu taşımalardaki araç kameraları hukuka uygun mu?
Cilli bu soruya da, “Toplu taşıma olarak kullanılan araçlardaki ticari araçlarda kamera kaydı alınması hukuka uygundur” şeklinde yanıt verdi.

Kamera kaydı mahkemede geçerli mi?

Karşı tarafın rızası dahilinde alınan ses, görüntü ve video kaydı hukuka aykırılık teşkil etmez. Hukukun öngördüğü biçimde, rıza dahilinde ve kanuni yollarla elde edilmiş olan bu deliller mahkemece değerlendirilir ve olayların ispatı bakımından delil olarak kullanılabilir.

İzinsiz ses ve görüntü kaydı alınması fiili suç teşkil ettiğinden ve hukuka aykırı olduğundan söz konusu kayıtlar mahkemelerde delil olarak kullanılamaz.

Araç Kamerası Kayıtları Trafik Ihlallerinde Nasıl Kanıt Niteliği Taşır?

Araç kamerası kullanımı son yıllarda oldukça popüler hale gelmiştir. Sürücülerin güvenliği ve trafik kazalarının önlenmesi amacıyla birçok kişi tarafından tercih edilmektedir. Araç kamerası kayıtları, trafik ihlallerinin tespit edilmesi ve kanıt niteliği taşıması açısından büyük öneme sahiptir. Bu yazıda, araç kamerası kayıtlarının trafik ihlallerinde nasıl kanıt niteliği taşıyabileceğine ve neden önemli olduğuna değineceğiz.

Araç kamerası kayıtları, trafikte meydana gelen olayların objektif bir şekilde belgelenmesini sağlar. Trafik ihlalleri, kural tanımaz sürücüler, hatalı sollamalar ve hız limitlerini aşma gibi birçok farklı şekilde gerçekleşebilir. Bu tür durumlarda, araç kamerası kayıtları, sürücülerin suçlu olduğunu kanıtlamak veya masumiyetlerini ispat etmek için kullanılabilir. Kayıtlar, trafik polisi veya mahkemeler tarafından delil olarak kabul edilebilir.

Araç kamerasının kayıt özelliği, trafik kazalarının nedenlerinin belirlenmesinde de büyük öneme sahiptir. Kazaların nasıl meydana geldiği, hangi sürücünün hatalı olduğu ve kusurlu bulunabileceği gibi soruların cevaplanmasında kameraların kayıtları kullanılabilir. Bu sayede, trafik kazalarının nedenleri tespit edilerek, benzer olayların tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir.

Araç kamerası kayıtları, trafikte yaşanan tartışmalı durumların çözülmesinde de etkilidir. Örneğin, bir sürücünün diğer bir sürücüyle yaşadığı bir yol verme anlaşmazlığı veya kaza sonucunda meydana gelen bir mülkiyet hasarı durumunda, araç kamerası kayıtları olayın nasıl gerçekleştiğini göstererek doğru kararın verilmesine yardımcı olabilir.
Araç kamerası kayıtları, sigorta şirketleri için de önemli bir kanıt niteliği taşır. Trafik kazalarında, sigorta şirketleri olayın nasıl meydana geldiğini ve sorumluluğun kimde olduğunu belirlemek için araştırma yaparlar. Bu süreçte, araç kamerası kayıtları, olayın ayrıntılarını ve sorumlunun kim olduğunu belirlemekte yardımcı olur.

Araçlar söz konusu olduğunda sadece bir aracın içi özel alandır ve izinsiz kaydedilemez, kaydedilmesi KVKK’ya aykırıdır. Onun dışında yollar, caddeler kamuya açıklanmış alandır. Araç içi kameraların delil niteliğine ilişkin kanuni duzenleme yok, ama Yargıtay 12. Daire’nin 2021 tarihli bir kararı kullanılabileceği yönünde, Yargıtay kararları da emsal teşkil eder.

Kvkk Kapsamında Yol Kameralarının Kullanımı

Sürücüler tarafından yol kameraları ile aracın içinde ve dışında kaydedilen görüntüler ve bazen de hem görüntü hem sesler kişisel verilerin korunması açısından olası bir ihlal sebebi olabilmektedir.

Sürücüler tarafından kullanılan kameralarda, özellikle de motosiklet. sürücüleri tarafından alınan kayıtlarda görüntünün yanında. ses de kaydedilmektedir. Bu konuda önemle belirtmek gerekir .ki ses kaydının alınması özel hayatın gizliliğini. ihlale sebep olabileceğinden Kişisel verileri Koruma Kurumu “KVKK” tarafından verilen 2020/212 numaralı. ve 12/03/2020 tarihli kurul kararı ile 6698 sayılı kanunun. “Kanun” 4. maddesinde belirtilen genel ilkelere göre .“işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve. ölçülü olma” ilkesine aykırı bulunmuş. ve bu durum “…İşlenen veriler belirlenen amaçların .gerçekleştirilmesine elverişli olmalı, amacın gerçekleştirilmesiyle ilgili olmayan veya .sonradan ortaya çıkması muhtemel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik veri işleme .yoluna gidilmemelidir.” şeklinde ifade edilmiştir (2020/212 numaralı ve 12/03/2020 tarihli kurul kararı). Bu konuya bir örnek vermek gerekirse; 2017 yılında. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan genelge. ile İstanbul’da adli olayların araştırılması maksadıyla taksilerde .ses ve görüntü kaydı alınması istenilmiş ardından belediye tarafından alınan. karar ile sadece görüntü kaydının alınmasına ve taksiye .asılacak bir yazı ile müşterinin bilgilendirilmesine. karar verilmiştir

Yol kameraları ile alınan görüntülerde;

  • Sesli kayıt alınmamasına,
  • Kayıt alındığına dair bilgilendirme yapılmasını sağlayacak sticker, tabela vb. araçların görünür şekilde asılmasına
  • Verilerin gerektiği süre kadar muhafaza edilmesine,
  • Veri güvenliğinin sağlanmasına,
  • Görüntüsü alınan ilgili kişilerin ulaşabileceği bir iletişim adresinin olmasına,
  • Alınan kaydın özel hayatın gizliliğini ihlale sebebiyet vermemesi adına yayınlanmamasına dikkat edilmelidir.
  • Ayrıca kişisel verilerin işlenmesi ve veri sorumlusuna yükümlülükleri ile ilgili KVKK ve ilgili mevzuat hükümlerinin gözetilerek olası bir cezai yaptırımdan kaçınılmalıdır.

Av. Sefa Karcıoğlu, “Araç içi kameraların kullanımıyla ilgili ülkemizde yasal bir düzenleme yok. Dolayısıyla kullanımıyla ilgili bir engel de bulunmuyor. Yargıtay birçok davada bu görüntüleri delil olarak kabul ediyor. Ancak, bu kameraları özel hayata müdahale veya başka bir aracı takip etme amacıyla kullanmak yasal değil. Araç içi kameraların kayıtları ev veya işyerlerinde kullanılan kameralar gibi görülüyor. Bu nedenle KVKK’nın (6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu) 10. maddesi gereği kayıt yapılan araca, tıpkı konut ve işyerlerinde olduğu gibi bilgilendirici metin konulması şart.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x